Araklısporumuza Verilen Cezalar Üzerine
Sermayeye ve güce boyun eğenler, ona dalkavukluk yaparak kendi çıkarlarını halkın ortak değerlerinin önüne koyanlar şunu iyi bilmelidir:
Araklıspor’umuzun bu yıl bir üst lige çıkmak için verdiği mücadele, Araklı’daki bütün komşularımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı aynı heyecan etrafında buluşturmuştur. Bu mücadele; sadece bir futbol takımının başarısı değil, bir şehrin ortak umudu, gençliğinin emeği ve dayanışma ruhunun sahaya yansımasıdır. Bu heyecanı bizlere yaşatan camiamıza teşekkür ediyoruz.
Ancak futbol artık yalnızca bir spor değildir. Bir zamanlar farklı renklerin yan yana geldiği, emeğin büyüttüğü, insanların birbirini alkışladığı kolektif bir dayanışma alanı olan futbol; bugün giderek sermaye gruplarının, güç odaklarının ve çıkar ilişkilerinin etkisi altına sokulmaktadır. Sporun ruhu; halkın birlik duygusunu büyütmek yerine, kimi çevreler tarafından kendi sermaye birikimlerini güçlendirecek bir araç hâline getirilmektedir.
Türkiye, bunun en çarpıcı örneklerinden birini 2010-2011 sezonunda yaşamıştır. Sahada ve hukukta ortaya çıkan gerçeklere rağmen adaletin tesis edilmemesi, futbolun nasıl bir sermaye ve güç ilişkileri ağı içerisinde şekillendirildiğini açıkça göstermiştir. Hukuku hiçe sayan, kuralları kişilere ve güç odaklarına göre eğip büken anlayış; bugün yerel liglerde de benzer biçimlerde karşımıza çıkmaktadır.
Araklıspor’a yapılan haksızlıklar da bu düzenin küçük bir yansımasıdır. Kendi çıkarları uğruna sessiz kalanlar, haksızlık karşısında suskunluğu tercih edenler ve güç ilişkilerine yaslananlar; gençlerimizin emeğine, Araklı’nın ortak değerlerine ve kentimizin geleceğine zarar vermektedir. Siyaset, sermaye ve mafya ilişkilerinin sporun içine kadar sızdığı bir düzende, verilen tepkilerin yalnızca anlık refleksler olarak kalması da bu çürümenin başka bir göstergesidir. Bu böyle bir iktidarın yarattığı nepotizm ve liyakatsizliğin sonucunda kuralsızlaşma ile yönetme tukunluğudur.
Araklıspor camiamıza verilen bu cezalar ikircikli ve nepotizm tutkunluğu çerçevesinde sermaye, siyaset ve mafya ağının bir yansımasıdır. Hukuk ve adalet eşitlik ilkesi üzerinden hayat bulur.
Üstelik mesele yalnızca bugünün sonuçları değildir. Yıllardır stadyumların ve idman sahalarının bakımsız bırakılması, spor alanlarının kapalı tutulması, gençlerimizin sosyal yaşam alanlarının inşa edilmemesi ya da yanlış planlamalarla işlevsiz hâle getirilmesi; Araklı’ya ve Araklıspor’a uzun süredir uygulanan ilgisizliğin açık göstergesidir. Gençliğin enerjisini büyütecek alanlar yaratmak yerine onları yalnızlaştıran, sosyal yaşamdan koparan anlayış kabul edilemez.
Çünkü spor; rantın değil halkın, sermayenin değil gençliğin, ayrıcalığın değil eşitliğin alanı olmak zorundadır. Araklı’nın gençleri yalnızca maç kazanmak değil; adaletli, eşit ve onurlu bir gelecekte yaşamak istemektedir. Bu nedenle Araklıspor’a sahip çıkmak, yalnızca bir kulübe değil; Araklı’nın ortak hafızasına, gençliğine ve geleceğine sahip çıkmaktır.





























Yorum Yazın